Tabiat ve Renk
Renkler ışıklı görünümler olarak tanımlanabilir. Kişinın hoşuna giden, güzel olan, beğenilen objeler ancak renklerle estetik kazanırlar. Çevreye bakıldığında renklerin en özgür, en güzel kullanımı tabiatda görülür. Öylesine farklı yerlerde öylesine değişik durumlarda kullanılmıştır ki başlangıçta anlaşılmamış olsa bile var olan dengenin bir gereği olduğu, ancak daha görülerek hayretler içerisinde kalınır. Bir objenin neden o renk olduğunu anlamak hep zaman almıştır. Tabiatın kendini korumaya yönelik dengesi düşünülüp hesaplanırken, renklerin gçz ardı edilmesi ise düşünülemeyecek kadar gerekli ve doğaldır.
Kırmızının gücü, enerjisi, tehlikesi kor halindeki ateşten daha güzel
anlatılabilir mi? Kırmızı yaşam gücüdür. Kırmızı enerjidir. Kişinın en temel
ihtiyacı olan enerji kırmızı ile tasvir edilir. Tabiatın renklerini
düşündüğümüzde yeşil de kırmızı gibi cömertçe tabiata atıf edilmiştir. Tabiata
dallarını ve yapraklarını ağaçların yeşilliği, yerlere serilen çimenler huzur
denge ve güveni anlatmıştır.. Tabiatdaki sarının simgesi ise güneştir. Güneşle
beraber sarı her gün varlıklara umut ve can aşılar. Yeni arayışların kişide umut
olarak olumlu oluşumunun gücünü sarıdan alırız. Maviyi hissetmeyen kişi ise
düşünemez. Mavinin verdiği enerjiden her kes payını alır. Kişiye özgirliği ve
derinliği aşılar. Tabiatdaki siyaha ise karanlığı gösterebiliriz. Yani korku,
son ve yokoluş.
Her zaman her yerde olduğu gibi tabiatdaki renkler de hep bir şeyler anlatır, mesajlar verir. Her objenin o renk olmak için çok geçerli sebepleri vardır ve kesinlikle bilinki masmavi denize , kırmızı bir güle , sapsarı ayçiçeği tarlasına veya turuncu gün batımına takılıp dakikalarca bakma ihtiyacını hissettiğimizde bu sebepsiz veya tesadüf değildir.
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa GENEL BİLGİLER SAYFASINA DÖNÜŞ