Klasizm

Klasik terimi, sözlük manası olarak bir çok anlamlara gelir ve bu konuda da pek çok tarif yapılmıştır. Fakat böyle sınırlı bir tarifin içinde kalmak doğru olmayacaktır. Klasizm, milattan 500 yıl önce başlayan 19 uncu yüzyıl ilk yarısına kadar uzun süre devam eden geniş ve yaygın sanat hareketi yaratan bir ekoldür. Klasizm, ideal ölçü, sağlam karakter, bir metod, örnek olabilecek bir üstünlük kümelerini içine alan bir sanat yoludur.

Şüphesiz ölçü anlamı, belirli ölçüler ile beraber, toplumlara göre değer kazanmıştır. Mesela Akdeniz bölgesinde, insan için kabul edilen orantılarla, Kuzey Bölgesi orantıları birbirinden farklı olmuştur. Bununla beraber, bu bölgelerin sanatçıları ise bunun dışına çıkmamışlardır. Bu çalışmalarda mantık, akıl, sadelik ve açıklık hiç bir zaman ihmal edilmemiştir. Bunlar, klasizmin yüzyıllar boyu üstaddan üstada devrolunan özellikleri olmuştur.

Milattan 500 yıl önce başlayan klasizm; Yunan heykeltraşı Myron'un disk atan atlet heykeli ile ilk örneğini vermiş kabul edilir. Bundan sonraki Yunan sanatı, bilhassa Phidyas'ın Mrodit heykeli ile daha belirli bir şekilde klasik çağı açmıştır. Phidyas'dan sonrakiler, ideal ölçülerin yanısıra, psikolojik yönü de işlemesini bilmişlerdir. Fakat heykelde bu derece ileri giden klasizm, Yunan  resminde zayıf kalmıştır. Yine klasizm yolunda olmakla beraber, resim süslemecilikten daha ileri gidememiştir. O sıralarda heykelde gelişen perspektiv ve ölçü fikrinin henüz resme giremediği görülmektedir.

Bilhassa ölçüye ve sağlam bir görüşe bağlı bulunan klasizmin Roma sanatında devamı sirasında, resim alanında biraz daha birşeyler yapılabilmiştir. Roma'nın son günlerinde ve Hristiyanlıktan sonra resmin daha da geliştiğini, bilhassa rönesansla birlikte şahlandığını görüyoruz. Klasizm, bugünümüzü hala etkileri altında bulunduran dehalarını Rönesans'da yaratmıştır. 19. yüzyıla kadar üstün değerde sanatçılar vermeye devam eden bu ekol, yeni zamanlar görüşleriyle toplumları doyurmaz olmuş, ilk reaksiyon olan Romantizmin doğuşu ile birlikte önemini kaybetmeye başlamıştır. Gerçi bu pek ağır bir tempoda olmuştur. Bununla beraber, yeni görüşler karşısında bu saltanat sarsılmış, yerini yeni görüşlere terk etmiştir.

                                                                                        

          Önceki Sayfa         Sonraki Sayfa       GENEL BİLGİLER SAYFASINA DÖNÜŞ