Türk Sanatında Asker Ressamların Rolü
1793 yılında, Askeri yüksek okulların müfredat programlarına alınan desen dersleriyle başlayan batı tekniği, ilk meyvesini İbrahim Paşa ile vermiştir. Onu Hüsnü Yusuf takip etmiş ve bu sanatçılarımız batı tekniği alanında Türk Resim Sanatının öncüleri olmuşlardır.
Şeker Ahmet Ali Paşa, Ahmet Emin, Süleyman Seyyit Beyler ise, daha ilk günlerde, yeniliklere yönelme hareketinin müjdecileridir. Bu sanatçılarımızın, öğrenimIeri sırasında, Paris sanat çevrelerini hakimiyeti altında bulunduran Romantizm ve Neo Klasizme rağmen Courbet'nin sanatını ihmal etmemiş olmaları, üzerinde durulmaya değer bir önem taşımaktadır. Onlar yurda döndükleri zaman, Courbet'nin renk ve canlılık endişesini de beraber getirmişlerdir. Görülüyor ki, Asker Ressamlar, yurda yalnız batı tekniği ile resmi sokmamışlar, aynı zamanda ilk günden, Paris'in çağdaş sanat anlayışınıda beraber getirmeye çalışmışlardır .
Bunlardan Şeker Ahmet Paşa, sanat alanında başkaca hamleler de gösterebilmiş bir sanatçımızdır. O, Paris'de öğrenimi sırasında devrin hükümdarı Abdülaziz'in bir portresi ile sergiye katılmış, bu suretle sınırlarımız dışında ilk defa sergiye katılan bir ressamımız olmak bahtiyarlığına da erişmiştir. Batı tekniği ile resim yapmanın emekleme çağında bulunulduğu bir sırada, Paris gibi bir merkezde henüz bir öğrenci iken sergilere eser kabul ettirmek, küçümsenecek bir başarý sayılmamalıdır. Şeker Ahmet Ali Paşa sanat alanındaki hamlelerine devam etmiş ve yine bizde ilk defa olarak 1874 yılında Istanbul'da Divanyolu'nda bir resim sergisi açmıştır. Bu suretle resim zevk ve anlayışının bir eğitim olarak topluma aktarılmasını saglamış, bu alanda ilk sanat hareketini yaratmıştır.
Önceki Sayfa Sonraki Sayfa GENEL BİLGİLER SAYFASINA DÖNÜŞ