Minyatür Sanatı

Evliya Çelebi’nin de yazdığı gibi Osmanlı nakkaşları, eserlerini imzalamaktan çekinerek kimliklerini gizleme yolunu tutmuşlardır. Bir genelleme yapılacak olursa, yağlı boya ve sulu boya ve bina boyası işleri yapan ustalara da nakkaş denilmiştir. İstanbul’da ve İmparatorluğun diğer şehirlerinde bazı sanatları icra etme yetkisi sadece Müslümanlara verilmiştir ki nakkaşlık’ta bunlardan biridir. Ancak ve ancak 1827 yılında çıkan bir fermanla bu sanatın Osmanlı tebasından olan herkes tarafından icra edilebileceğine dair izin çıkmıştırki buda tabii gayri Müslimlerinde bu sanat dalı ile ilgilenmesine izin verilmiş olması demektir.  

Minyatüre getirdiği yeni üslubuyla Türk nakkaşlık sanatında bir dönüm noktası olmuştur. Batılılaşma ve yenileşme hareketleri ile birlikte Osmanlılar’da nakkaş eserler yerlerini çağdaş resim sanatına bırakmaya başlamıştır. Bu anlamda Mühendishane ve Harbiye gibi okullara resim dersinin konulması resim sanatının yazma kitapların arasından çıkarak topluma mal olmasına ve Türk resim sanatına çok büyük katkısı olmuş olan ressam askerler sınıfının doğmasına sebep olmuştur.



          Önceki Sayfa         GENEL BİLGİLER SAYFASINA DÖNÜŞ