Ebru Sanatı
Renklerin ve boyaların suyla özdeşleşmesinin ortaya cıkardığı bir sentezdir. Zor ve çok emek isteyen bir uğraşı olup eserlerin tekrarlanmasının mümkün olmadığı bir sanattır. Kitreli normal su üzerine serpiştirilen boyaların çeşitli soyut şekiller yaratması ve bunların suyun üzerine konulan kağıt, ipek, deri ve diğer materyallerin üzerine geçmesi ile ebru oluşturulur.
Haddizatında kâğıt süsleme sanatlarının en önemlilerinden biridir. Osmanlıya özgün tüm güzel sanatlarda olduğu gibi usta / çırak silsilesi ile öğrenilen ve sanatkarın arzusu dışında gelişebilen çok değişken bir sanattır. Ebru kelimesinin kökeni Farsça; “bulut gibi” anlamına gelen "ebri" den gelmektedir. Eski eserlerin çoğunda süsleme amacıyla kullanılan ebru, geleneksel bir sanat kolu olmasına rağmen yakın zamanlara kadar pek itibar görmüyordu. Ancak son zamanlardadır ki bu sanatın güzelliği ve kıymaeti takdir edilmeye başlanmıştır.
Ebrunun nasıl icad edildiği maalesef bilinememektedir. Ancak İran kaynaklarına göre ebrunun bulunuşu Hindistan'a gidip yerleşen İranlılarla 1500’lü yıllarda başlamıştır. Bize göre ise bu sanat ilk önce Türkistan'da ortaya çıkmıştır. Bilinen en eski ebrunun 1595 yılına ait ve Şebek Mehmed Efendi imzasını taşımakla beraber bu sanatın çok daha eskilere dayanan bir geçmişi olduğunu kabullenmek lazımdır.
Önceki Sayfa
Sonraki
Sayfa GENEL
BİLGİLER SAYFASINA DÖNÜŞ